Sohbet

Kas 24
2008

Sohbet

Yazarın herhangı bır konu hakkındakı dusuncesını samımı bır hava ıcersınde okuyucuyla paylatıgı yazı turlerıne sohbet denir.Sohbet türünün en belirgin özelliği sıcak samimi senli benli havasıdır.

Yazar konularını herkezi ilgilendiren güncel konulardan seçer .Bununla birlikte sohbetin belirli bir konusu yoktur.Yerine ve zamanına göre sıkıcı olmayan her konuşma sohbet konusu olabılır.Cümleler çoğu zaman konuşmadaki gibi devriktir.Yazar sorulu cevaplı cümlelerle konuşuyormuş hissi verir.Bu türün ünlü yazarları Ahmet Rasim,Atila İlhan ve Şevket Rado dur

Adsense De Tıklatan Renkler

Kas 10
2008

Başlıkta da görüşdüğü üzere biliyorsunuz adsense panelinde reklamların renk ve diğer şematik özelliklerini ayarlayabilme yetkimiz mevcut..Pek çok webmaster web sayfası üzerinden gelir elde etmek ve bu geliri max düzeyde kazanmak ister.Kazancın fazla olması için tabikide ilk başta belirli bir hite sahip olmamız gerekiyor.Hit olmadıktan sonra hiç bir şekilde gelir elde edilemez.Hit sorunu yaşamıyorsak ve az kazanıyorsak bilinki bunun sebebi sitenizdeki reklamların yerleşiminde basit hatalar ve şematik problemler yapmaktasınız.Size tavsiyemiz Adsense reklamlarınızı mutlaka sitenizin renk algoritmasına uygun bir şekilde ayarlamanız,sitenizin en çok dikkat ve ilgi çeken yerinde yayınlamanız ve son olarak da reklamları belirgin renklerde ayarlamanızdır.Bir webmaster grubu araştırma yapmış ve kullanıcıların hangi renk reklamlara daha çok tıkladıklarını bulmaya çalışmışlar ve sonuç olarak da şunlara ulaşmışlar.

Resimi Görmek için Tıklayın.

Odtü İzlenimleri Odtü Gezisi

Kas 05
2008

Malumunuz Odtü’ye Gezi düzenlendi ve bizde bu geziye katılmak zorunda kaldık. Odtü gezisi için buluşma noktamız Etimesgut Anadolu Lisesi. Odtü’ye gidene kadar az sıkıntı çekmedik değil bazı arkadaşlar havada uçuyordu ,ayakta gitmek zorunda kaldıklarından dolayı. Rizeli Servis şöförü ise Kemençeden başka birşey dinletmedi ( Bende Samsun ).Neyse Odtü’ye girdik derken bizi rehber öğrenciler karşıladı tabi bize izmirli bir bayan düştü =) . Rehber eşliğinde yolda geçtiğimiz bölüm binaları tanıtıldı gösterildi. İnşaat Mühendisliği binasında çalışma vardı hatta esprisi bile oldu bu çalışanlar odtülü mü ? İndiğimiz yer ise Odtü işletme binasıydı. Sınıflar gayet iyi rehberler eşliğinde bilgi verildi.Genelde söylenenler Neden Odtü ? Odtü’nün Başarıları … Sıktı beni En sonunda sorulan soru şuydu Bu konuşmalardan Sonra ”Odtü’ye gelmek istemeyen var mı ?” Şayet ben Odtü’ye okumaya gidemem yani o kadar imkan varken oturup ders çalışmak çok mantıksız =) Ordan çıktık Odtü deki alışveriş merkezine gittik genelde cafe restaurant vardı bi kaç şey aldık yanındaki parkta tıkındık. Daha sonra belirtilen saatlerde araçların önündeydik.Çok hızlı bir şekilde başlangıç noktasına döndük.

Anlatılanlar: Odtü’nün Başarılı öğrencileri var , Odtü Güzel biryer, Odtüdekilerde insan falan filan..

Sonuç: 9 Eylül Üniversitesi tercihimdir. İzmir var ucunda

Nerede O Okul Günleri!

Kas 05
2008

okul

Hepimizin okulda geçen ilginç anıları vardır.Ve bu anılar bazen neşe verirken bazen de bizleri hüzünlendirir.Ama ben bu yazımda sizleri hüzünlenmenizi istemiyorum:D

Sınıfımda geçmiş olan konuşmalardan bir yazı dizisi oluşturmaya karar verdim ve onları yayınlayacağım.Şimdi o dizinin ilk yazısını okuyorsunuz.(Dizi kaç bölüm olur bilemicem artık:D)

Çok konuştuk başlayalım:

Sınıf Fen/F

Ders:Almanca

Almanca’dan Türkçe’ye çeviri yapılıyor.

Ceylan H:Er kann wochenende….

Özneyi koydun mu?

Aykut:Hocam “o” gizli özneydi koymadım.

Onur:Erkan gizli özne mi salak.

(Er kann:O yapabilir)

Ders:Fizik

Konu:Momentum ya da Sürtünme Kuvveti

Üst üste konulan cisimlerin sürtünmelerini vs anlatıyor hoca.Önce tek kutu incelenir, sonra iki kutu üst üste, sonra üç kutu üst üste.. derken sınıf ahâlisinden biri olaya el koyar.

Eleman:Hocam bu böyle kaç kata kadar gidecek?

Hüseyin H:Bilmem.Valla devlet 8 kata kadar izin veriyor..

Ders:Felsefe

Hoca Felsefe sorularının ÖSS de ki katsayılarından bahsediyor.

Metin H:Arkadaşlar 9×0,8=7,2 çok büyük bi’ sayı değil mi?Bakın 7,4 le Gölcük sallandı.

(Bu iyi değil bende biliyorum:D)

Ders:Edebiyat

Zil çalar, ders biter.Hoca ödev verir.Kimse takmaz ve kapıya doğru yönelir.

Hoca:Ödevi yapmayanların sivilcesi çıksın muhtelif yerlerinden.

Ders:Biyoloji

Onur:Hocam 4 böbrekli insan varmış.Böbreklerinin hepside çalışıyormuş.

Ferda H:Valla beyinsiz insan olduğuna göre 4 böbrekli insan da vardır.Şaşırmadım.

Birincisi bitti.Diğer yazılarda görüşmek üzere:D

İnternette Karşılacağınız Büyük Yanlışlar

Kas 04
2008

Aşağıdaki maddeleri bir webmaster arkadaşın blogunda okudum ve internet kullanıcıları tarafından yanlış bilinen bir çok maddeyi sizinle paylaşmak istedim.

1. MSN paralı olmuyor. Logo mogo maviyken yeşile veya mora dönmüyor. Bir yere tıklamanız da gerekmiyor!

2. Bir yerde oy kullandığınız için Türkiye’de bir kanun teklifi yasalaşmaz!

3. Bir maili 10 kişiye gönderirseniz dileğiniz yerine gelmez!

4. Bir maili ne kadar çok kişiye gönderirseniz o maili microsoft veya aol gibi büyük firmalar takip edip o kadar para yardımı falan yapmaz!

5. Evet bunu da gördük : Microsoft servetini falan dağıtmıyor arkadaşlar!

6. LC Waikiki satılmadı!

7. Domino’s Pizza domuz yağı/eti kullanmıyor!

8. Gerçekte yardım bekleyen yanan bir çocuk yok. Varsa da aynı çocuk geçen sene zaten bir kez yanmıştı!

9. Hastanede kan bekleyen öyle bir vatandaşımız yok!

10. Kokakolayı tersten okuyup yorumlayabilen arkadaşlarımızı da ödüllendirmek istiyoruz.

11. Doları katlayınca pentagonun yanmış resmi oluyormuş. Az daha katlayınca ikiz kulelerin yanmış şekli çıkıyormuş. Evet arkadaşlar bunu da gördük ki dolar, pentagon ve ikiz kulelerin inşasından çok daha önce şu andaki halini almış

12. Bu maili sana yollayana da yolla. Dostluğumuz pekişsin diyenlere sesleniyorum. Aynı maili göndermeyin. Başka şey yollayın kardeşim!

13. Nike logosunda aslında Allah yazısı gizliymiş. Biz baktık. Göremedik.

14. Türk polisi e-posta trafiğini takip etmiyor!

15. Sinemada koltuğumuzun altına aids virüsü taşıyan iğne yerleştirebilen psikopat arkadaşlarımız varmış. Bu kişilerin devlet tarafından halk eğitim merkezlerinde el sanatları alanında hoca olarak istihdam edilmelerini istiyoruz.

16. MSN Listenize biri eklendiği taktirde ciddi problemlerle karşı karşıya kalma riskiniz, söz konusu hacker sizi kafaya takmışsa zaten yeterli düzeydedir. Korkmanıza gerek yok. Size birinin zarar verebilmesi için msn kullanmak gerekli değildir.

17. Bir yere üye olduğunuz için fidan dikilmez!

18. Erkek milletini yeren, kız milletini öven mailler erkek icadıdır. Maksat kız msn’i topalamaktır arkadaşlar!

19. israilli bilim adamlarının sivri sinek dna’sıyla oynayıp süper kan emici,on kat daha dayanıklı hale getirdiği ve komşu ülkelerin türkiyede dahil dna haritasını çıkartmakta kullanacağı casus sivrisinek olayı… Tabi mesajın sonlarındaki damarlamızdaki asil kanı kirletmeye yönelik böyle bi girişimi kemalist gençliğin asla kabul etmeyeceği vurgusu karşılıklı akıl sağlığı dilekleriyle vedalaşmamıza yol açmıştır.

20. 1987′den beri dolaşan mail diye bir şey yoktur. O dönemde mail yoktu!

21. Klavyemizdeki “w, h, k, ğ” tuşları paralı olmayacak. Bunun için sitelere girip millete hit kazandırmayın!

22. Petrol rezervlerimizin üzerine amerika civa döküp kuyuları kapatmış. Arkadaşlar cıva sıvı bir madendir. Tamam ağır ama sıvı!

23. Rus hackerler Türk hackerlara savaş falan açmadı. Açsa da ucu bize dokunmaz!

24. Sizi kimse telefonunuzu kontrol etmek için arayıp sizin kimlik bilgilerinize erişmek için kullanamaz. Faturasını falan da sizin hesabınıza böyle bir yöntemle geçiremez!

25. Tao öğretileri Allah’ın güzelliğini savunan şeyler değildir! Bunlar bize ulaşanlar. Ulaşıp da aklımıza gelmeyen daha niceleri…

İnsanlar Neden Esner ? Yazıyı Okurken Esneyeceksiniz

Eki 29
2008

Baştan söyliyelim Acaba bende esnesem mi Ki diye soracaksınız Kendinize .Bu Yazıyı okuyanlarda esneme isteği %90 . Bende Bu yazıyı başka bir blogda okurken esnmeyi ihmal etmedim. Bu deneyi yapmamızdakii amaç sizleri esnetmek değil,esneyip esnemediğinizi öğrenmektir. ( Ciddi Olalım değil mi =)  )
İnsan Neden Esner ?
Okuduğumuz makaleye göre esneyen bir kişi görmek, esneme ile ilgili bir söz duymak veya okumak, insanın bilinç altında esneme ile ilgili hisler uyandırır ve esnemenize yol açar. Umarım esnemişsinizdir. Bu deneyin sonucunu öğrenebilmemiz için lütfen alt taraftaki yorum formunda olup bitenleri yazın.

Avukatlar için Gelişme

Eki 26
2008

Avukatlık Kimliği’nin Resmi Kimlik Olarak Kabulü Konusunda Gelişmeler

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca resmi belge niteliğinde olan Avukatlık Kimliği’nin kimi kurumlarca resmi belge olarak kabul edilmemesi nedeniyle Türkiye Barolar Birliği Başkanlığınca, Barolarca ve meslektaşlarımızca yapılan girişimler ve açılan davalar aşağıda bilgilerinize sunulmuştur.

Manisa Barosu Avukatlarından Mustafa Ünsal tarafından; “Türkiye Halkbankası Genel Müdürlüğünün 22.6.2005 tarih ve 1163 sayılı avukatlık kimliği konulu işleminin ve bu işleme dayanak kılınan 2.7.1997 tarih ve 23037 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ‘Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair 4208 Sayılı Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 6. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde yer alan “Türk uyruklu gerçek kişiler için nüfus hüviyet cüzdanı, sürücü belgesi veya pasaport” ibaresinin iptali ile yargılama sonuçlanıp hüküm kesinleşinceye kadar yürütülmesinin durdurulması” istemiyle Danıştay’da açılan davaya davacı yanında katılma talebinde bulunulmuştur. Danıştay 10. Dairesi’nin 2005/6614 E. numarasıyla ele aldığı davada yetkili dairenin 8. Daire olduğundan bahisle, yargılama Danıştay 8. Dairesinin 2006/765 Esas numarasıyla sürdürülmüştür. Bu davada yürütmenin durdurulması talebi ve Türkiye Barolar Birliği’nin katılma talebi reddedilmiştir. Yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş olup, dava henüz kesinleşmemiştir.

Manisa Barosu Avukatlarından Mustafa Ünsal tarafından Halkbankası aleyhine Akhisar 2 Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada davalı Banka manevi tazminata mahkum edilmişse de karar Yargıtay’ca bozulmuştur. Bu dava şu anda karar düzeltme aşamasındadır.

Manisa Barosu Avukatlarından Mustafa Ünsal tarafından Halkbankası çalışanları aleyhine suç duyurusunda bulunulması üzerine Akhisar Sulh Ceza Mahkemesinde açılan dava beraatle sonuçlanmıştır. Mahkemece tesis edilen beraat kararı hem C. Savcılığı, hem de Türkiye Barolar Birliğince temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesi halen sonuçlanmamıştır.

Konya PTT Merkezinde yaşanan olumsuzluklar üzerine Türkiye Barolar Birliği Başkanlığınca PTT Genel Müdürlüğü’ne başvuru yapılmış ve PTT Parasal Posta İşletme Dairesi Başkanlığı tarafından; PTT’de yapılan işlemlerde TBB tarafından verilen Avukatlık Kimliği’nin resmi kimlik olarak kabul edilmekte olduğu ve PTT Konya Merkezi’nin uyarıldığı tarafımıza bildirilmiştir.

Yazı için tıklayınız( http://www.barobirlik.org.tr/calisma…060313_ptt.png )

Trabzon Barosu Başkanlığınca Danıştay 8. Dairesinde “Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair 4208 Sayılı Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 6/1. fıkrasının (a) bendinin son fıkrası ile MASAK Başkanlığı’nın 17.02.2004 gün ve 746 sayılı kararının” iptali talebiyle açılan dava, 2005/1614 E. ve 2006/1140 K. sayılı ilamı ile reddedilmiştir. Aynı taleple Ankara Barosu tarafından açılan dava Danıştay 8. Dairesince, 2004/2524 E. ve 2006/3512 K. sayılı ilam ile reddedilmiştir.

2006 yılı Aralık ayında Aydın Barosu levhasına kayıtlı avukatların yakınmaları üzerine Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. ile görüşülmüş ve Türkiye Barolar Birliğince düzenlenmiş avukat kimlikleri ile işlem yapılması konusunda tereddüt olmadığı teyit edilmiştir.

Burdur Barosu Avukatlarından Aytaç Önder tarafından 14.05.2008 tarihinde Burdur C. Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur. Ayrıca Av. Önder meseleyi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşımıştır. Yapılan başvuru kabul edilebilirlik incelemesi safhasındadır.

Meslektaşlar tarafından Türkiye Barolar Birliği’ne iletilen sorunlar nedeniyle Bankalara Avukatlık Kanunun amir hükmüne uygun işlem yapmaları konusunda uyarılar yazılmışsa da, “Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair 4208 Sayılı Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik” hükümleri uyarınca işlem yapmak zorunda olduklarından bahseden cevaplar alınmıştır.

Türkiye’de Nüfus Sayımları Tarihi ve Amaçları

Eki 26
2008

Osmanlı İmparatorluğunda 1326-1360 ve 1360-1389 yılları arasında toprak ve nüfus sayımları yapılmıştır. Daha sonraları Padişah yasal Sultan Süleyman kapsamlı 1 sayım yaptırmaya teşebbüs ederek, bunun bütün yüzyılda 1 tekrar edilmesini Kanunnameye yazdırtmıştır. Tarihçiler bu sezon içinde 1566-1574 yıllarında kapsamlı Nüfus ve Arazi Sayımı, 1608 yılında tekrar 1 nüfus sayımı uygulandığını yazmaktadır. Kemankeş siyah Mustafa Paşa Sadrazamlığı sırasında nüfus sayımlarının ülke için gereğini belirtmiş ve bunların otuz yılda 1 tekrarlanmasını karar altına aldırtmıştır. yalnız sayısız cenk nedeniyle, bu süreye gereğince uyulmadığı gibi, sayım girişimleri sonuçlandırılamamış, ama çalışmalara ve veri toplama faaliyetine sürek edilmiştir.

19.Yüzyılın başında başarı ile sonuçlandırılan ilk Nüfus Sayımı 1831 yılında yapılmıştır. temel amacı askerlik yapabilecek halkın sayısı ve yepyeni vergi kaynaklarının saptanması olan bu sayımda, Rumeli ve Anadoluda bulunan bütün İslam ve Hıristiyan erkek nüfus kapsanmıştır.

1831 sayımından sonraları 1844 yılında kadın nüfusu da içeren 1 nüfus sayımı daha yapılmış, 1854te ise yepyeni 1 nüfus sayımına daha girişilmişse de bunun sonuçlandırılması kabil olmamıştır. 1870 yılında yapılmasına karar verilen kapsamlı Nüfus Sayımı da uygulanamamıştır. 1874te Tuna Vilayetlerinde yapılan 1 nüfus sayımını, İmparatorluk döneminde girişilen ve uzun süre sürek eden 1 farklı nüfus sayımı izlemiştir. 1878 Rus savaşını izleyen bu sayımda İstanbul nüfusu sayılmış, Trablus ve Arabistanın nüfusu ise tahmin edilmiştir. eşdeğer dönemde Nüfus Sicil-i Nizamnamesi çıkarılmış ve ilk defa Nüfus Müdürlüğü kurularak nüfus tezkereleri birlikte doğum, ölüm, mekan değiştirme olaylarının kaydına başlanmıştır. 1891 yılında Bab-ı Alide Merkezi İstatistik Encümeni kurulmuş, istatistik hizmetleri yasal 1 esasa bağlanmıştır.

1918 yılında çıkarılan yepyeni 1 kanunla istatistik faaliyeti sadarete bağlantılı istatistik Müdüriyet-i Umumiye si bünyesinde toplanmış, kanunun uygulamasına 1 sene sürek edildikten sonraları kaldırılmış ve eski sistem Cumhuriyete kadar sürek etmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonraları, Türkiyenin karşılaştığı kritik ihtiyaçlardan biri de ülkemizde yaşayan nüfusun sayısının, sosyal ve ekonomik niteliklerinin bilinmesi olmuştur.

Ülkemizde nüfusumuzun sayı ve niteliklerini tespit amacıyla Cumhuriyetin ilanından bu yana kadar ilki 1927 ikincisi 1935 yılında ve bu tarihten sonraları bütün beş yılda 1 olmak üzere, 10 3 defa kapsamlı Nüfus Sayımı uygulanmıştır.

Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığının kuruluş ve görevleri hakkında 219 sayılı yasa Hükmünde Kararnamenin iki. maddesinin (d) fıkrasını değiştiren 23 Şubat 1990 tarih ve 403 sayılı yasa Hükmünde Kararname gereği ülkemizde artık kapsamlı Nüfus Sayımları on yılda 1 sonu 0 birlikte biten yıllarda yapılacaktır. 1 sonraki sayım 2000 yılında uygulanacaktır.

30 Temmuz 1997 tarih ve 4300 sayılı kapsamlı Nüfus Tespiti yapılması ve seçmen kütüklerinin güncelleştirilmesi hakkındaki yasa gereği yerleşim yerleri itibariyle ikametgaha dayalı sayısal sonuçları elde etmek amacıyla 30 Kasım 1997 tarihinde kapsamlı Nüfus Tespiti yapma görevi Enstitümüze verilmiştir.

Enstitümüz, bu yasaya göre 30 Kasım 1997 tarihinde kapsamlı Nüfus Tespitinin uygulamasını yapmıştır. kapsamlı Nüfus Tespitinin bilgi değerlendirme sürecinde ülkemizde ilk kez 1 büyük sayımın bütün bilgi işleme faaliyetleri bütün bilgisayar destekli bi şekilde yapılmış, bilgi giriş işlemleri ICR (Akıllı kişilik Okuyucu) teknolojisi kullanılarak gerçekleştirilmiştir.

Ülkemizde yapılan Sayımların Amacı :

Sayım günü Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan, her nüfusun (yabancılar dahil) sayısını, sosyal ve ekonomik niteliklerini, ülkemizin idari bölünüşüne göre bütün ve doğru bi şekilde belirlemek amaçlanmaktadır.

Ülkemizdeki Sayımlar Nasıl Yapılır ?

Şimdiye kadar yapılan sayımlar, bütün sayım bi şekilde ve ulusal sınırlarımız içindeki her nüfusu saymak suretiyle 1 günde uygulanmıştır. Sayımın sistemi gereği nüfus, tespit günü şahıslar nerede bulunuyorsa orada tespite tabi tutulmuştur (De facto). vatan dışında yaşayan vatandaşlarımız sayım dışı kalmış, buna bedel sayım günü sınırlarımız içinde yaşayan ya da geçici bi şekilde bulunan Türk uyruklu olmayan şahıslar (acayipler) sayıma ile birlikte edilmiştir.

Ancak, 1997 yılında yapılan tespitte ise kişilerin daimi ikametgahları sorularak, daimi ikametgahlarını hangi yerleşim yeri bi şekilde beyan etmişler ise o yerleşim yeri nüfusuna ile birlikte edilmiştir (De jure).

2000 yılında yapılacak olan nüfus sayımının hazırlık çalışmalarına başlanmıştır. Bu sayımın bütün bilgi işleme faaliyetlerinin bütün bilgisayar destekli bi şekilde yapılması ve bilgi giriş işlemlerinin ICR (Akıllı kişilik Okuyucu) teknolojisi kullanılarak gerçekleştirilmesi için uzman enstitü kadroları çalışmalarını sürdürmektedir.

Kaynak : www.makaleler.com

Beyine Zarar veren Yiyecekler

Eki 16
2008

Yararlı yağların, vitamin ve minerallerin eksik alınması ile fast food tarzı beslenme, depresyon, Alzheimer ve şizofreniye neden oluyor.
İngiltere de yapılan bir araştırma, son zamanlarda halkın beslenme tarzındaki değişikliklerin zihin sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlara yol açtığını gösterdi. Fast food tarzı beslenme ile yararlı yağların, vitamin ve minerallerin eksikliği depresyon, Alzheimer ve şizofreni ile doğrudan ilişkili.
Araştırmaya göre, yemlerde kullanılan katkı maddeleri ve tarım ilaçları, hayvan organizmasında değişikliğe yol açıyor. Bu nedenle de insanlar, omega 6 adlı yağ asidini, omega 3 ten çok daha fazla tüketir hale geliyor. Bu dengesizliğe vitamin ve mineral eksikliği de eklenince, depresyon ve hafıza sorunları ortaya çıkıyor. Araştırma raporunda, beslenme tarzında aminoasitlere, özellikle de balık tüketimine daha fazla yer verilmesi gerektiği belirtiliyor. Beyne faydalı yiyecekler: Sebzeler (Lifli olanlar) Tohumlar ve fındık Meyve Buğday, kepek, Organik yumurta Organik olarak yetiştirilen ya da denizden avlanan balıklar (Özellikle yağlı olanlar)
Beyine zararlı yiyecekler:

- Kızartılmış fast food yiyecekler (Aşırı Yagda Kızarrtılmış Et Üürnleri , hamburger, köfte ,patates kızartması)

- Rafine edilmiş ve işlenmiş besinler (salam, sucuk, sosis, rafine yağlar)
- Alkol, Şeker, Çay ve Kahve
- Besinlere konulan katkı maddeleri ( Renklendirici , Tatlandırıcı )
- Tarım ilacı içeren Hormonlu  besinler

Başarılı Konuşma Yöntemleri

Eyl 28
2008

1- Erken başlayın
Bir konuşma yapmak zorundaysanız, daha sonra değil, hemen işe başlayın. Hazırlanmak için ne kadar çok zamanınız olursa, kendinizden o kadar emin olursunuz.
2- Dinleyicilerinizi tanıyın
KİME konuşacağınız hakkında bulabildiğiniz kadar bilgi edinin. Dinleyicilerinizin ortak özellikleri nelerdir? Eğitim düzeyleri nasıldır? Bu tür sorulara ne kadar çok yanıt bulabilirseniz, konuşmanızı onların duymak isteyeceklerine o kadar çok odaklayabilirsiniz.

3- Orijinal olmak konusunda endişelenmeyin
Heyecanlı ve kalpten gelen bir konuşma yapar ve söylediklerinize inanırsanız, seçtiğiniz konu hakkında konuşan ilk ya da 15. kişi olmanız fark etmez. Tüm orijinalliğiniz SESİNİZdir.

4- Basit olun
Kısa ve öz bilgi parçacıkları, dinleyicilerin söylenenleri daha kolay algılamalarını sağlar.

5- Onlara bir fırsat sunun
Dinleyicilerinizin sorunlarına çözüm bulun; onların düşünce ve eylem biçimlerini zorlayacak bir iddia öne sürün ya da onlara yeni bir şey öğrenme fırsatı sunun. Konuşmanızı, sunduğunuz fırsatın çevresinde şekillendirin. (“Bugün size işlerinizi sürekli erteleme eğilimini yaşamınızdan sonsuza dek silmeniz için 3 araç sunacağım.”)

6- Bir diyalog yaratın
Yaptığınız işi “bir konuşma yazmak” şeklinde düşünmeyin. Bunu, sizinle dinleyiciniz arasında bir diyalog yaratmak olarak değerlendirin.

7- Dinleyiciyi konuşmanın içine alın
Diyalog hissini yaratmak için dinleyicinizle etkileşimde bulunun. Onlara soru sorun (“Kaçınız bu konuda hemfikir?”); yapacak iş verin (“Bir sonraki gerçeği yazmanızı istiyorum…”).

8- Kendinizi dinleyin
Konuşmanızın kulağa nasıl geldiği, nasıl okunduğundan daha önemlidir. Konuşmanızı göze değil, kulağa hitap edecek biçimde oluşturun.

9- Prova, prova, prova!
Konuşmanızı mümkün olduğunca sık prova edin; sürekli tekrarlayın. Böylece, mükemmel bir sunum yapabilirsiniz.

10- Eğlenin
Konuşmanızı oluşturma sürecinin kolay ve zahmetsiz geçmesine özen gösterin. Süreci eğlenceli kılarsanız, bu durum konuşmanıza da yansır ve süper bir sunum yapmış olursunuz!