Ehliyet Alabilmek İçin Gerekli Belgeler

Şub 08
2009

1-) Nüfus Cüzdanının Aslı (Kurstan fotokopisi çekilip size iade edilecek)
2-) Öğrenim Belgesinin Fotokopisi
(Öğrenim durumuzu gösteri herhangi bir belge,geçici mezuniyet,diploma,tasdikname vs)
3-) 5 Adet vesikalık fotoğraf
4-) Sağlık raporu, herhangi bir sağlık kuruluşundan veya bizim yönlendireceğimiz bir poliklinikten alınabilir.
5-) Kan Grubunuzu gösterir belge
6-) Adli Sicil Kaydı (Adliyeden)

Arda Turan Resimleri-Fotoğrafları

Şub 08
2009

Arda Turan Resimleri İndir

Güncel Fındık Fiyatları

Oca 29
2009

Serbest piyasada sürekli değişen fındık fiyatlarını artık internetten öğrenebileceksiniz.

Daha Detaylı Görebilmek için Resimin Üzerine Tıklayınız.

Sistemde Şuan sadece 4 büyük fındık kenti olan ordu , ünye , giresun ve fatsa nın serbest piyasa fındık kg/birim fiyatları yer alıyor.

NOT: Sitenin aşağısında yer alan
“Bu site sadece bilgi verme amaçlıdır.Sitemizde yer alan bilgi ve verilerin kesin doğruluğu tarafımızca garanti edilmemektedir” ibaresini dikkate alarak sitedeki bilgilerin kesinliği tarafımızca kabul edilmemektedir.

Güncel Fındık Fiyatları

İlkOkul 3.Sınıflara sorulan Bir Soru

Oca 21
2009

Levent ve Bülent oğullarıyla birlikte  balık tutmaya gitmişler. Levent oğlunun tuttuğu balığın iki katı kadar balık tutmuş. Bülent de oğlunun tuttuğu balığın iki katı kadar balık tutmuş. Toplamda 21 balık tutulmuştur. Levent’in oğlunun adı Mert’tir.

a. Bülent’in oğlunun adı nedir?
b. Her biri kaç balık tutmuştur?

Soru aslında çok basit.A Şıkkı biraz saçma geliyor ama onun da cevabı oldukca basit

Cevap a: Soruda Levent ve Bülent’in oğullarıyla balık tutmaya gittikleri ve Levent’in oğlunun adının Mert olduğu belirtilerek, Bülent’in oğlunun adı soruluyor. Küçük bir mantık yürütmeyle Mert’in babası Levent’in, Bülent’in oğlu olduğu ve bu üçlünün dede, oğul, torun olarak balığa gittikleri sonucuna varılabilir. Yani cevap Levent’tir…

Cevap b: Toplam balık: 21
Mert’in balıkları: x
Levent’in balıkları: 2x
Bülent’in balıkları: 4x
x+2x+4x=21
7x=21
x=21/7
x=3
Öyleyse; Mert 3, Levent 6, Bülent 12 balık tutmuştur.

Kurtlar Vadisi ATV ile Anlaştı

Oca 01
2009

Show Tv ile bütçe sorunundan dolayı ayrılan Kurtlar vadisi ekibi atv ile anlaşmış.Böylece dizinin yeni bölümleri Şubat ayından itibaren atv ekranlarında olacak.

Atv Ekranlarında Kurtlar vadisini görmek daha keyifli olacak.Kurtlar Vadisi’Ni Kanal D ve Aydın doğan Kanallarının almamasının nedeni olarak Tataroğlu ailesinin  Aydın Doğan ve Ekibinin rolunde olması  gösteriliyor.

Kurtlar Vadisi Gününde Kurtlar Vadisi Saatinde Görüşmek üzere

Sigarayı Bırakmanız İçin Sadece 1 Neden?

Ara 18
2008

Bu sadece bir neden fazla söze gerek yok !

Realizm ( Gerçekçilik ) Akımının Özellikleri ve Temsilcileri 11.sınıf

Ara 01
2008

Lisede öğrenim görmekte olan bazı arkadaşların isteği üzerine  11.sınıf Konusu olan Realizm ( Gerçekçilik ) Akımının Özellikleri ve Temsilcileri’ni araştırmak üzere kolları sıvadık. Kolay gelsin

Realizm ( Gerçekçilik ) Akımının Doğuşu :

19.yüzyılın ikinci yarısında romantizme tepki ola­rak doğmuş bir sanat ve edebi akımdır realizm. Bu döneme kadar geiinen süreçte, fen bilimle­rinde ve toplumsal bilimlerde önemli gelişmeler olmuştur. Özellikle deneysel bilimlerde gelinen aşama, olguların duygu, hayal ve metafizikle değil, maddi gerçeklerle açıklanması sonucunu doğur­muştur.

Realizmin doğuşundaki ikinci önemli etken, dü­şünsel alanda August Comte’un pozitivizm (olguculuk ) felsefesidir. Pozitivizm, neden - sonuç ilişkisine önem veren, doğayı ve insanları bilimin İki temel aracı gözlem ve deneyle açıklamaya çalışan felsefi bir düşünce sistemidir. Realizmin romantizme üstünlüğü, Gustave Flaubert‘in 1857′de yazdığı “Madam Bovary” romanı ile gözler önüne serilmiştir.

Realizm ( Gerçekçilik ) Akımının Amacı :

Amaç, sanatı klasik ve romantik akımların yapaylığından kurtarmak, çağdaş eserler üretmek ve konularını öncelikle yüksek sınıflar ve temalarla ilgili değil, toplumsal sınıflar ve temalar arasından seçmekti. Realizmin amacı, günlük yaşamın önyargısız, bilimsel bir tutumla incelenmesi ve edebi eserlerin bir bilim adamının klinik bulgularına benzer nesnel bir bakış açısıyla ortaya konmasıdır.

Realizm ( Gerçekçilik ) Akımının Özellikleri:

1. Realist Sanatçılar, anlattıklarında gözleme ve belgeye dayanır. Yazarlar bilgiyi anket yöntemiyle toplamış­lar, sonradan yapıtlarında kullanacakları malzemeyi günlük gözlemler olarak not etmişlerdir.
2 .Realist sanatçılar, yapıtlarda kendi kişiliklerini gizlemişler, toplumu ve insanı bilim adamı nesnelliğiyle, iyi-kötü, güzel-çirkin demeden yansıtmışlardır.
3. Realizm Konuları gerçek yaşamdan alındığından, ola­ğanüstü oiay ve kişilere yer verilmez. Olay ve kişi­ler, günlük yaşamda yaşanma ya da görülme olası­lığı olan nitelikler taşır. Bunlar yapıtlarda ayna ya da fotoğrafçı gerçekçiliği ile yansıtılır.
4. İnsanlar, yaşadıkları çevreyle birlikte ele alınmıştır. İnsan kişiliğinin oluşumunda çevrenin etkisi ve önemi belirtilmiştir. Doğa ve insan betim­lemeleri ölçülüdür. Süs olsun diye yapılmamıştır.
5. Realist sanatçılar,”sanat için sanat” anlayışı­na sahiptir. Sanatı ve edebiyatı toplumu değiştirme, eğitim ve mücadele aracı olarak görmediler.
6. Realist yapıtlarda açık, yapmacıksız, söz sa­natlarından uzak bir üslup kullanılmıştır. Sanatçılar biçim ve güzelliğine, kusursuzluğuna önem vermiş­lerdir,

Realizm ( Gerçekçilik ) Akımının Önemli Sanatçıları:

  • Stendhal (Kırmız ve Siyah, Parma Manastırı)
  • Balzac (Goriot Baba, Vadideki Zambak, Eugenie Grandet)
  • G. Flaubert (Madame Bovary)
  • Lev Tolstoy (Savaş ve Barış, Diriliş, Anna Karenina)
  • Dostoyevski (Suç ve Ceza)
  • A. Çehov (Vanya Dayı, Vişne Bahçesi)
  • M. Şolohov (Ve Durgun Akardı Don)
  • E. Hemingway (Çanlar Kimin İçin Çalıyor)
  • J.Steinbeck (Gazap Üzümleri)
  • Herman Melville (Moby Dick)
  • Charles Dickens (Oliver Twist, David Copperfield)
  • Gogol (Müfettiş, Ölü Canlar)
  • Turganyev (Babalar ve Oğullar)
  • M.Gorki (Çocukluğum, Benim Üniversitelerim, Ekmeğimi Kazanırken)

RELİZM ( Gerçekçilik ) AKIMININ TÜRK EDEBİYATINDAKİ YERİ VE ETKİSİ:

Realizmden etkilenme İlk, Tanzimat’ın ikinci ya­rısında başlar. Hemen hemen tüm edebi dönemler­de etkisini göstermiştir. Recaizade Mahmut Ekrem’in “Araba Sevdası”, Samipaşazade Sezai’nin “Sergüzeşt” romanları realist etkiyi taşıyan ilk ro­manlarıdır. Servet’i Fünun’dan Halit Ziya, Mehmet Rauf realizmden etkilenmiştir. Servet’i Fünun dö­neminin bağımsız yazarları Hüseyin Rahmj ve Ah­met Rasim realist etkiler taşır. Milli edebiyat ve Cumhuriyet döneminden Yakup Kadri, Halide Edip, Ömer Seyfettin, Reşat Nuri, Memduh Şevket Esendal realist etkisiyle yazan diğer yazarlardır.

Realizmin Türk Edebiyatındaki Temsilcileri:

  • Recaizade Mahmut Ekrem (Araba Sevdası)
  • Samipaşazade Sezai (Zehra)
  • Nabizade Nazım (Kara Bibik)
  • Halit Ziya Uşaklıgil (Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu, Kırık Hayatlar)
  • Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Kiralık Konak, Yaban……)
  • Memduh Şevket Esendal (Ayaşlı ve Kiracıları)
  • Reşat Nuri Güntekin (Romanlarıyla)
  • Refik Halit Karay (Romanları ve hikayeleriyle)
  • Sait Faik Abasıyanık (Roman ve hikayeleriyle)

Klasisizm Akımı Özellikleri , Temsilcileri ve Türk edebiyatındaki Yeri 11.sınıf

Ara 01
2008

Lisede okuyan arkadaşlarımızın isteği üzerine 11. sınıf Lise 3 Konusu olan Klasisizm Akımı’nı detaylı şekilde araştırmak için Teknoalem.org ekibi olarak kolları sıvadık. Kolay gelsin.

Klasisizm Akımının Doğuşu

17.yüzyılda Fransa’da doğmuş bir edebi akı­mdır. 17.yüzyıl Fransası’nın toplumsal ve siyasal ya­pısı,düşünsel alanda rasyonalizm (akılcılık) felsefe­si, klasisizmin doğuşunda etkili olmuştur. Bu yüzyılda Fransa’da güçlü bir krallık rejimi vardır. Siyasal ve toplumsal alanda her şey kuralla­ra bağlanmış, yasa ve düzen egemen olmuştur. İnsan hak ve özgürlükleri önem taşımamaktadır. 1634′te Fransız Akademisi kurularak dil ve ede­biyat kuralları belirlenmiştir. Descartes’in, rasyonalist felsefesine göre akıl, doğru ve gerçeği bulmanın temel aracıdır. Duygular, kesinlikle aklın denetimine alınmalıdır.

Edebiyat ve Güzel Sanatlarda Klasikçilik

Daha özel bir anlamda da, Louis XIV saltanatının en parlak döneminde, yani 1661 ile 1685 yılları arasında Fransa’da yayımlanmış eserlere «klasik» denilir. Edebiyatta klasikçiliğin en ünlü temsilcileri Corneille, Moliere, Racine, La Fontaine, Boileau ve Bossuet’dir. Hepsi de aynı öğretiye inanmışlar, aynı beğenilerin ve ilkelerin çevresinde birleşmişlerdi: eski yazarları örnekseme kaygısı, doğru ve yapmacıksız olma isteği, garip ve olağandışı şeylere düşmanlık, kurallara uyma, hayal gücünün ve duygululuğun akıl yoluyla düzene konulması. Boileau bu öğretiyi 1674′te Şiir Sanatı adlı eserinde açıkladı.

Güzel sanatlar alanında ise, Versailles Sarayı’nı Aynalı Galeri’sini, Büyük Trianon’u, İnvalides’in kubbesini ve şapelini yapan mimar Jules Hardouin-Mansart’ı, Fransız usulü bahçeleriyle ünlü Andre Le Nötre’u, ressam Nicolas Poussin ile Le Lorrain diye anılan ressam Claude Gellee’yi sayabiliriz.

Kesinlik ve Açıklık

Bununla birlikte, klasikçilik kavramı yalnız Louis XIV saltanatıyla sınırlandırılamaz. Daha geniş anlamda, büyük ve güzel olan, üstünlüğünü yüzyılların yargısına kabul ettiren her eser, bir saflık, zarafet ve belirginlik kanıtı olduğu ölçüde klasiktir. «Klasik müzik» kavramı işte bu anlamda alınmıştır.

Klasikçilik aynı zamanda kusursuzluğun aranmasıdır: sanatçı eksik ve tutarsız olan her şeyi bir düzene sokmak, ona bir tutarlılık, bir birlik kazandırmak çabasındadır. Klasik eser, küçük ayrıntılarla, çok özel ya da rastlantılı olaylarla oyalanacak yerde ölümsüz şeyleri değerlendirmeğe çalışır. Sanatçıların hayal gücünü kısıtlayan bu katı kurallar, XVIII. yy.da yeni bir akademik üslûbun doğmasına yol açmıştır: çoğu zaman soğuk bir anlatımın izlerini taşıyan yeni klasikçilik.

Klasisizm Akımının Özellikleri :

1. Klasik sanatçılar akla ve sağduyuya önem ve­rirler. Duygu ve coşkuları, akıl yoluyla denetleme amacı güderler.
2. Klasik sanatçılar eski Yunan ve Latin edebi­yatlarını Örnek alırlar. Klasizimin konuları mitolojiden seçilir.
3. Klasiklere göre “doğa” denince, insanın iç dünyası anlaşılır. Klasik yapıtlarda insanın değiş­meyen duygu ve düşüncelerini işlerler.
4. Klasikler, işledikleri konuya değil, konunun işleniş biçimine önem verirler. Konular nasıl olsa, eski Yunan edebiyatı ve Latin edebiyatında, mitolojide vardır.
5. Klasikler biçim kusursuzluğuna önem verirler. Üslubun süssüz, açık, yapmacıktan uzak olmasına dikkat ederler.
6. Klasikler, günlük gelip geçici ( moda ) konuları değil, yüzyıllara dayanabilecek, kalıcı konuları se­çerler.
7. Klasikler, ahlaksal bir amaç güderler. Kahra­man olarak seçkin, olgun, bedensel ve ruhsal so­runları olmayan kişiler seçilir. Çocuklar ve halktan kişilere yer verilmez.
8. Klasik yapıtlarda seçkin bir dil kullanılır. Kaba saba sözlere yer verilmez. Yapıtlar ulusal dillerle yazılmıştır.
9. Klasik sanatçılar, yapıtlarda kendi kişiliklerini gizler.
10. İnsan dışındaki hiçbir şey önemsenmemiş; giysi, dekor, doğa görüntüleri İhmal edilmiştir.
11. Klasik sanatçılar, eleştiri, deneme, fabl, mektup, felsefe gibi alanlarda yapıtlar vermişlerdir. Ancak klasisizmin türleri trajedi ve komedi gibi tiyatro türleridir. Roman türü gelişmemiştir.
12. Klasik sanatçılar, tiyatroda üç birlik kuralına (zaman, yer ve olay) uydular.
13. Trajedide Corneille, Racine; komedide Moliere; eleştiride Boileau; felsefe de Descartes, Pascal; fablda La Fontaine; özdeyişte La Rochefacault; romanda Mme De La Fayette, Fenelon, Daniele Defoe; karakterde La Bruyere klasisizmin temsilcileridir.

Başlıca temsilcileri:

Boileau (şiir)

La Fontaine (fabl)

Racine, Corneille (trajedi)

Moliere (komedi)

Madame de La Fayette (roman)

La Bruyere (karakterleriyle)

Bossuet (hitabet)

“Klasisizm, geçici rağbeti değil, sürekli rağbeti arar”. Andre Gide.

Şimdi, bu sanatçıların sanatçı kişilikleri ve yapıtları üzerinde kısaca duralım:

* Corneille
* Moliere
* Racine
* La Fontaine
* Daniele Defoe
* Boileau
* Descartes
* Pascal

Klasisizm Akımının Türk Edebiyatındaki Yeri ve Etkileri:

Batılı anlamıyla Klasisizmin Türk edebiyatındaki etkileri sınırlı sayıda sanatçı ve yapıt üzerinde var­dır; Yusuf Kamil Paşa’nın “Telemak” çevirisi, Şinasi’nin “Şair Evlenmesi” oyununda üç birlik kura­lını uygulaması, Ahmet Vefik Paşa’nın Moliere’den yaptığı çeviri ve uygulamalar, Direktör Ali Bey’in Moliere’den yaptığı “Kokana Yatıyor” uyarlaması, kiasisizmin edebiyatımızdaki yansımaları olarak gösterilebilir.

Nerede O Okul Günleri! 2

Kas 25
2008

Bi’ ara yazmış olduğum ve yazı dizisi olacak ama kaç bölüm olacak benim de bilmediğim Nerede O Okul Günleri’nin ikincisini yayınlıyorum:)

Ders:Fizik

Hüseyin H:Zil çaldı sustun!Derste niye konuşuyodun Melih?

Melih:Yok hocam önceden fısıldıyodum.

Ders:İngilizce

Dilek H:Erkeklerden nefret ediyorum!(sınıfta bi sessizlik)

Dilek H:Bu sınftaki erkeklerden nefret ediyorum!

Sınıftan çıt çıkmamaktadır.Ayrıca hocaya dumur halde bön bön bakılmaktadır.

Arkalardan bi erkeklerden biri:”Valla ben bişey yapmadım.”

Ders:Biyoloji

Nöbetçi gelir hocayı çağırır ve hoca gidecekken:

Ata:Hocam bi daha gelmicek misiniz?

Ferda H:Bir gece ansızın gelebilirim.

Ders:Matematik

Makbule hoca tahaya soru yazar ve cevap bekleyen arkadaş:

Onur:Hocam şu soruyu çözsek çok makbule geçer.

Ders:Fizik

Esma fizik testlerini dağıtır.

Esma:Sen aldın mı Linda?

Lİnda:Tabi kızım!

Ata:Ay ne kendin müslümansın Linda!

Linda:Ne alakası var alsaydınız!

Ayrıca ben kendime hıristiyanım

Ders:Geometri

Seyfullah H:Camları kapatın!

Ata:Hocam çok kötü kokuyo ama burası:S

Seyfullah H:Yıkanın o zaman!

Şimdilik bu kadar

3. yü de belki yazarım:)

İngilizce Otobiyografi Yazmak , Örnekler How to write an Autobiography ?

Kas 24
2008

When writing an autobiography, you focus on three major things: who you are in life, what life means to you and what your outlook on the future is.

“Autobiographies have been written since A.D. 400 when an early Christian leader, Saint Augustine, wrote his.” An autobiography is information about one’s own life written by that one person. In it, it tells what that person’s life is all about. When writing your own autobiography, use interesting facts to explain as much about yourself as you can.

The first thing you do when writing an autobiography is start off with a lot of facts about your life; for example, when and where you were born, where you live (city and state), where you go to school and who you live with. You have to give a lot of information so your reader can clearly understand what is going on. Once you have written this introduction, you are ready to start your first paragraph of the autobiography.

Who you are in life?

The best way to start an autobiography is to state your name. When you are writing this paragraph, you usually explain the type of person you are; use facts about yourself such as: have you won any awards? What types of awards have you won? Did you finish school? Do you plan on going to college?

What life means to you?

This is now your second paragraph. In this paragraph you should state how you see life–what does life mean to you. Are you happy or sad? Do you have a lot of friends or just a few? How do you make your school days go by? Do you have a boyfriend/girlfriend? What are your favorite places to go on dates? How long have you been dating? If you are involved in a relationship, do you think it will last forever?

What is your outlook on the future?

In this paragraph you should explain what you think the future will be like. Pick a year and explain how it will be but explain it through your eyes. Where will you be? How will you be living? Will you be married? Will there be any kids? Who will you be married to? What is he/she like? How long will you have been together?

Conclusion

The conclusion is the last paragraph of your autobiography and an important one, too. In the conclusion you usually try to re-word the introduction and add some type of closure to bring the whole autobiography together. Read the rest of this entry »