TeknoAlem Hizmetleri

Kas 12
2008

Her dakika daha büyüyor ve hizmet aşkıyla adeta çıldırıyoruz.Sizlere yepyeni hizmetler sunuyoruz.

http://araba.teknoalem.org

http://kadin.teknoalem.org

http://cep.teknoalem.org

Bizi ziyaret etmeye devam edin yepyeni hizmetlerimizle karşınızda olacağız.

Saygılarımızla

İlk Işınlanan Haber Spikeri

Kas 05
2008

Bütün dünyanın heyacanla izlediği ABD başkan seçimlerinde teknolojik bir ilke imza atıldı. Bu teknolojik yenilik CNN’den geldi. İşte ayrıntılar…

Geçtiğimiz günlerde Ali Kırca’nın yönettiği Show ana haber bültenini izleyenler şaşkına dönmüştü. Dönmemek de mümkün değildi. Zira Show muhabiri Diyarbakır’dan bir anda Aktütün’e ışınlanmıştı! Diyarbakır’da olay yerinde bulunan Show muhabiri Ozan Pezek, ortalama 5-10 dakika sonra bu kez Aktütün’de ortaya çıkmış. Üstelik bu kez telefon bağlantısı ile değil görüntülü canlı yayında yapılmıştı. Bu sefer ışınlamayı CNN gerçekleştirdi ama Show ana haber bültenin ki gibi ”çakma” değil kameralarını kullanarak gerçekleştirdi.

CNN bir ilki gerçekleştirerek, dünyada ilk kez canlı yayında, binlerce kilometre uzakta, Chicago’da bulunan habercisi Jessica Yellin’i New York stüdyosundaymış gibi canlı yayına hologram teknolojisiyle “ışınladı”.

35 kamera ile gerçekleştirilen bu ‘ışınlama’ dünyada bir ilk oldu.

Edinilen bilgiye göre 35 adet high definition kamera kullanıldı. Tüm kameralar farklı açıdan muhabirin görüntüsünü elde ederek tüm boyutları yakalayabilmeyi başardı.

Kıbrıs’ta 3G

Eki 11
2008


Yavru vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bir ilk yaşanıyor.3G teknolojisyle tanışan yavru vatan 3G sayesinde 7.2 mbit hıza kadar çıkacak olan ağa kavuşmuş oluyor.

Ücretlendirme ise gayet cüzzi 4 GB kotalı bağlantı için aylık 60 YTL, sınırsız bağlantı içinse aylık 70 YTL gibi güzel bir ücretlendirme yapılmış.Ülkenin yaklaşık %70 ını kapsayan 3G yaklaşık 2 sene içersinde ülkeni her yerinde olacakmş.

Teknoloji ve Toplumsal Gelişim

Eyl 13
2008

Teknoloji uzmanlarında teknoloji bütün sorunların çözümüdür diye özetlenebilecek bir görüş çok yaygındır. Açıkça böyle ifade edilmese de yazılanların ve konuşulanların arka planlarında “teknoloji daha fazla teknoloji” düşüncesini yakalayabilirsiniz.

Oysa teknoloji çok önemli olsa da toplumsal gelişme için gerekli unsurlardan sadece biridir. Teknoloji dışındaki boyutlardaki gelişme teknolojik gelişmenin hızına ayak uyduramadığı zaman teknolojik gelişme sindirilemez. Bu sadece Türkiye’nin değil gelişmiş ülkelerin de sorunudur. Hatta gelişmiş ülkelerde teknolojik değişime uyum sağlama probleminin daha derin bir şekilde hissedildiğini söylemek mümkün.

Toplumsal gelişmeyi eğer bütün boyutlarıyla ele alırsak teknolojik gelişmenin ne zaman ne ölçüde olması gerektiğine dair elimizde daha ölçülebilir bir kriter olacaktır. Bir toplumun gelişmesinde teknoloji dışında eğitim, hukuk, sağlık, ahlak-etik, çevre, sosyal güvenlik, yaşam kalitesi gibi başka boyutlar da vardır. Bunlardan yaşam kalitesi gibi bazıları da kendi içinde çok boyutlu kavramlardır.

Ölçme problemini bir tarafa bırakırsak, toplumsal gelişmenin sadece teknolojik gelişme demek olmadığını kabul edip diğer alanlara da eğilmek yeterince önemli bir zihniyet değişimi anlamına gelir.

Teknolojizm diye de adlandırabileceğimiz teknolojinin her derde deva olduğu düşüncesi teknolojinin sunduğu yeni olanaklarla gün geçtikçe daha da pekişmekte. Oysa bir teknolojik gelişmenin toplumda hazmedilmesi ve toplum dokusu tarafından kabul edilmesi basite alınacak bir süreç değildir. Yeterince hazmedilmemiş teknolojik gelişmeler kültürel parçalanmalara, uyumsuzluklara, ruhsal sıkıntılara, toplumsal sorunlara neden olur.

Teknoloji ne kadar güçlü de olsa en nihayetinde insanların mutluluğu için kullanılması gereken bir araçtır. Giderek daha çok insan teknolojinin kendisine yeni olanaklar sağladığını ancak mutlu etmediğini söylemekte.

Teknoloji üretenler için ürünün bir ihtiyacı karşılaması ve kısa dönemde iyi satış rakamlarını yakalaması önemli. Toplumsal yan etkiler ise kısa vadede kolayca görülemeyen etkilerdir. O anlamda yoğun rekabet içerisinde firmaların teknoloji üretirken bir de işin toplumsal boyutlarını düşünmesini beklemek akıllıca değil.

Burada çözüm tüketiciyi eğitmekten ve bilinçlendirmekten geçiyor. Öncelikle her durumda daha fazla ve daha gelişmiş teknolojinin iyi olmadığını, hayatın başka alanlarında yeterince iyileştirme yapılmadıkça mutluluk ve refah da getirmeyeceği gerçeği teknoloji kullanıcılarına anlatılmalıdır.

Örneğin, diz-üstü bilgisayarlar ev kullanımı için ne ölçüde gereklidir bu tartışılır. Ancak çok iyi bir reklam kampanyası ile ev kullanıcısına diz-üstü bilgisayar satılabilir. Oysa satılan özellikler ihtiyaç duyulmayan özelliklerdir. Ev kullanıcısı daha çok oyun için kullanacağından oyun konsolları bu iş için daha uygun olacaktır.

Yine SMS’ten (kısa mesaj) başka bir özellik kullanmayan birisi için Internet’te dolaşabilen ve görüntülü iletişim sağlayan bir cep telefonu gereksiz özellikler içermektedir. Kısa mesajın, Internet’in, cep telefonunun, bilgisayarın ve diğer teknolojik ürünlerin etkin bir şekilde kullanımın geniş toplum kesimlerince öğrenilmesi zaman alacak bir süreçtir. Bu süreç yavaşsa teknolojik kapasite ve bunun için harcanan para boşa gidecektir.

Özetle, özellikle teknoloji firmalarının ve teknoloji uzmanlarının ana felsefesi haline gelen “daha fazla ve ileri teknoloji her zaman daha iyidir” düşüncesi toplumsal gelişimin diğer boyutları ihmal edildiğinde çok sakıncalı bir düşüncedir. Gelişme toplumsal hayatın bütün alanlarında dengeli bir şekilde gerçekleştirilmeli ve özellikle zayıf ve geri kalmış alanların diğerlerinin düzeyine çıkarılmasına öncelik verilmelidir.

Sadece teknolojik gelişmeye odaklanılırsa bir süre sonra toplum artık daha fazla teknolojik gelişmeyi hazmedemez ve teknolojik gelişmenin yan etkileri ile mücadele etmek zorlaşır. Her şeyde olduğu gibi teknolojik gelişme de dengelerin gözetilerek yürütülmesi gereken bir süreçtir.

Daha çok teknoloji değil gerektiği yerde gerektiği kadar teknoloji. Kıt kaynakların israf edilmemesi ve teknolojinin mutsuzluk getirmemesi buna bağlıdır.

Teknoloji için Patent Almanın Önemi

Tem 17
2008

Çizimleri ve Tasarımı yapılan ayaksız sandalyelerin patentlerinin alındığını ancak üretime 10 sene sonra geçilceğini söylesem sanırım atıyorsun diyeceksiniz. Ama gerçekten durum böyleymiş.

Bir şirkette çalışan kişi teknoloji geliştirme bölümünde kendisi ve ayaksız sandalyenin patentini aldıklarını söylemiş. Üretime geçilmeyen bir şeyin nasıl patentini alabilirsiniz ki ? Demişlerki bir projen olursa sineklerin gözlerini kör edecek saçma bir projen olsa bile hemen patentini al demişler. Gün gelir yapılınca sana para öderler. Tabi tasarımı falan yap sonra al . Tüm malzemeler ve çizimleri yapılmış fakat teknolojik gelişmeler dikkate alınarak ayaksız sandalyeyi şu an yapacak daha doğrusu seri üretecek bir zamanları imkanları yokmuş . O yüzden biraz beklemeye alınmış fakat patenti alınarak.

Bu gelişmede neymiş ne olabilir ki ha ayaksız ha ayaklı olsun demeyin. Bunun habercisi demek uçan kaykaylar, uçan arabalar anlamına geliyor :) Vaybea Bir Projen varsa haydi durma sende al patentini Bir gün yapacağın şeyi televizyonda görebilirsin.

TeknoAlem.Org

Haz 29
2008

Alemin Teknoloji Sitesi teknoalem.org yayın hayatına başladı.