Bumerang ve Kullanım Alanları

Eki 02
2008

Bumerang, günümizde en çok Avustralya yerlileri tarafından kullanılan ağaçtan yapılmış eski bir silahtır. Hayvan avcılığı, spor ve eğlence amaçlı kullanılır.

Bumerang, sert ağaçtan yontularak yapılan kıvrık bir atış çubuğudur. Boyu 15 cm’den 120 cm’ye kadar değişir. En bilinen V biçimli ve iki kollu bumerangtır. Havaya atılan V biçimli bir bumerang havada bir halka çizdikten sonra tekrar onu atan kişiye döner. Geriye dönmeyen bumeranglar da vardır. Geri dönmeyen bumerangları eski Mısırlılar da kullanmışlardır.

Geriye dönen bumeranglar, hafif, ince ve genellikle 75 cm’den daha kısa boydadır. İki kolu eşit ya da ayrı uzunlukta ve düze yakın ya da kıvrık biçimli olabilir. Kollar arasındaki açı genellikle 120 derecedir. Bumerangın bir kenarı yuvarlak, diğer kenarının yassı olması için ağaç büyük özenle yontulur.

Bumerangın geriye dönmesi için özel bir biçimde atılması gerekir. Bumerang, yuvarlark kenarı içe, V ucu da dışa bakacak şekilde sağ elde ve omuz arkasında tutulur. Birkaç adım koşularak fırlatılır. Bumerang düzgün atılabilirse bir kanguruyu öldürebilir. Tavşan ya da kuş gibi küçük bir hayvanı ise ikiye biçebilir.

Atatürk’ün Bilim Anlayışı ve Eğitime Verdiği Önem

Eyl 10
2008

Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin gelişimi ve kalkınmanın doğru yolu olarak Bilime önem vermiştir.Bilimin gelişmesi için Eğitime verdiği önem ise doğru orantılıdır
Atatürk’ün eğitime verdiği önem yanında asıl dikkati çeken özellik, eğitimin ekonomik
kalkınmaya olan olumlu ve vazgeçilmez etkisini ısrarla belirtmesidir. Alt yapı ve eğitimin ekonomik
kalkınmadaki temel rolleri için halkın da özlem ve isteğini katarak şöyle der: “Halk ve köylüler, beni
her yerde şu iki sözle uyardılar: Yol ve okul.” (1924).
Az gelişmiş ülkeleri niteleyen temel göstergelerden biri de eğitim eksikliği ve okuma-yazma
bilenlerin toplam nüfustaki oranının düşüklüğüdür. Gelişmiş ve kalkınmış ülkelerde bu oranın
yükseldiği, hatta yüzde yüze vardığı görülmektedir. Ekonomik kalkınma ile eğitim arasındaki ilişki
açık ve kesindir. Kendi yüksek kişiliğinin uyandıracağı etkiyi düşünerek, çevresindekilere, eğitime
verdiği önemi göstermek için, kişisel bir özlem biçiminde zaman zaman şunları söyler: “Eğer
Cumhurbaşkanı olmasam, Millî Eğitim Bakanı almak isterdim.”
Eğitimden beklenen nedir? “Eğitimdir ki bir ulusu ya özgür, bağımsız, onurlu, yüksek bir
topluluk biçiminde yaşatır ya da bir ulusu tutsaklık ve yoksulluğa götürür.” Çünkü: “Eğitimde hızla
yüksek bir düzeye çıkacak bir ulusun yaşam savaşımında maddi ve manevi bütün güçlerinin
artacağı kesindir.” (1928). Ulusun kalkınmasında bu denli önem taşıyan eğitimin temel nitelikleri
nasıl olmalıdır? Eğitim işlerinde kesinlikle zafere ulaşmak gerekir. Bir ulusun gerçek kurtuluşu
ancak bu yolla olur. Bu zaferin sağlanması için hepimizin tek can ve tek düşünce olarak özlü bir
program üzerinde çalışması gerekir. Bence bu programın özlü noktaları ikidir:
1. Sosyal hayatımızın gereksinmesine uygun olması,
2. Yüzyılın gereklerine uyması (1922)
Bu ilkelerin daima canlı tutulmasını isteyen ve bunun, üniversitelerin ve yüksek okulların
başlıca görevleri olduğunu belirten Atatürk, yukarıda belirtilen ve iki ana temel noktaya
dayandırdığı eğitimin yöntem ve içeriğini da açıklar: Bir yandan bilgisizliği ortadan kaldırmaya
uğraşırken bir yandan da ülke çocuğunu toplumsal ve iktisadi yaşamda eylemli biçimde etkili ve
verimli kılabilmek için zorunlu olan ilk bilgileri uygulamalı bir biçimde vermek yolu, eğitimimizin
temelini oluşturmalıdır. Ortaöğretimde de eğitim ve öğretim yolunun çalışmalı ve uygulamalı olması
kesin bir koşuldur. Kadınlarımızın da benzer öğretim derecesinden geçerek yetişmelerine önem
verilecektir (1922) .
Eğitimin uygulamalı olması ve eğitim gören kız ve erkeklerin beceri sahibi kılınması daima
ön plandadır: Erkek ve kız çocuklarımızın aynı biçimde bütün öğretim derecelerindeki eğitim ve
öğretimlerinin çalışmalı olması önemlidir. Ülke evladı, her öğretim derecesinde ekonomik hayatta
etken, etkili ve başarılı olacak biçimde donatılmalıdır (1924).
Müsbet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu
kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil
yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.
Ekonomik kalkınma, Türkiye’nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı
Türkiye idealinin belkemiğidir.

BigDog:En Gelişmiş Dört Ayaklı Robot

Ağu 05
2008

Amerikalı bir şirket olan Boston Dynamics’in ürettiği test aşamasında olan BigDog şu an için dört ayaklı en gelişmiş robot olma ünvanını elinde bulunduruyor.

Bu robot, yürüyor, koşuyor, zor arazi şartları altında kilolarca yükü taşıyabiliyor.(Bi de konuşabilse xD )BigDog benzinli motor ve hidrolik sistemle hareket ediyor.Bacakları hayvanlardan esinlenerek tasarlanmış ve geliştirilmesi için epey uğraşılmış.Büyük köpeğimiz yani BigDog’ımız 75 kg ağırlığında 1m boyunda ve 70 cm yüksekliğinde.

BigDog ortasında bulunan bir bilgisayar sistemi ile kontrol edilmekte.Alıcıları ve servo motorlarıyla hareket etmesi sağlanıyor.BigDog’da bulunan kontrol sistemi dengeyi ve yönü hızlı bir şekilde düzene koyuyor.Bu da BigDog’ın dengede kalmasını sağlıyor.Hareketi sağlayan sensörler eklemlerin birleşme noktalarını ve o noktalara düşen kuvvetleri, yerle olan teması sağlarken de lazer cayroskop ve ses sistemi ile de robotun görüşünü sağlıyor.Diğer sensör grubuda BigDog’ın hidrolik basıncını, yağ sıcaklığını, motor sıcaklığını, motorun dönüş hızını, aküyü ve diğer parçaları kontrol etmeye yarıyor.

BigDog saatte 4 mil (6,4 km/sa) hızla koşabiliyor, 35 dereceye kadar eğimi olan yerlere tırmanabiliyor, bozuk zeminlerde yürüyebiliyor ve 150kg ağırlığı taşıyabiliyor.(Çok marifetli çook:D)

Robotun resimden de anlaşılacağı gibi askeri alanlarda yaygınlaşması çok büyük bir olasılık.

Robotun dengesini, hızını, gücünü görmeniz açısından birde videosunu veriyorum.

Hoşçakalın

Virüslerin En Hızlısı Ağların Başbelası

Ağu 03
2008

İnternetin yeni trojanlerinden biri arkadaşlarına oranla çok hızlı bir şekilde yayılıyor.Üstelik bundan bi’ çırpıda kurtulmak öyle kolay da değil.

Son gülerde bi trojan kullanıcıların başbelası olmaya başladı.KasperSky’ın tespit ettiği ve “Trojan-Downloader.JS.Small.js” diye isimlendirdiği bu zararlı, ağ üzerindeki bir bilgisayara bulaşarak bu bilgisayarı ağ sisteminde Gateway olarak gösteriyor.Diğer bilgisayarlarda virüs yüzünden Gateway sandıkları PC üzerinden internet bağlanmaya çalışıyorlar.Böylece virüs tüm sisteme yayılmış oluyor.

Bu virüsten etkilenen bilgisayara format atılsa dahi, ağa bağlandığında tekrar virüs bulaşıyor.Kurtulmanın yolu ise virüsle canciğer olmuş bilgisayarları tespit etmek ve hepsini silmek yani topluca format atmak.Ancak bu şekilde virüsten kurtulabiliriz.

Herkesin virüssüz temiz bilgisayarları olsun dileğiyle

Hoşçakalın:D

Blog ile Web Sitelerinin Genel Farkları

Tem 24
2008

1.Web siteleri durağandır. Sitenin çoğu bölümü değişmez, aynı kalır. Oysaki bloglar dinamiktir ve haftada bir kaç kez yenilenir.

2. Web sitelerini yayınlamak için teknik bilgi veya bu işten sorumlu bir webmaster gerekir. Dolayısıyla web sitesi yayınlarken zamanınızın bir bölümünü teknik uğraşılara ayırmanız gerekebilir. Oysaki blog yayınlamak için teknik bilgi gerekmez. Birçok blog aracı sıfır teknik bilgi ile yayın imkânı sunar. Bundan dolayı bütün zamanınızı içerik oluşturmaya yöneltebilirsiniz.

3. Web siteleri durağan başlıklar ile bölünür. Fakat bloglar tarihler ile bölünür. Bir gazete gibi en son haber en üste gelecek şekilde biçimlenir.

4. Web siteleri güncellendiği zaman okuyuculara haber verilmez. Fakat bloglar güncellendiğinde RSS ile okuyuculara bildirim yapılır. Böylece daha önceden gelen okuyucu tekrar sitenize gelir ve bağlılık sağlanır.

5. Arama motoru örümceklerinin web sitelerini tarama sıklıkları uzundur. Hâlbuki bloglar çeşitli ping servisleri sayesinde arama motorları tarafından çok sık taranır. Bloga eklediğiniz bir yazıyı dakikalar içinde arama motorlarında görebilirsiniz.

6. Durağan web sitelerinde webmaster ile okuyucular arasında iletişim kurmaz. Fakat bloglar yorumlar, geri izlemeler, linkler ile okuyucular ile sıkı bir iletişim içindedirler.

7. Web sitelerinin bölümleri birbirinden farklı tasarımı olan sayfalardan oluşabilir. Fakat bloglardaki sayfalar genellikle tek bir tasarımdan oluşur.

8. Web siteleri değiştiğinde eski içerik yayından kaldırılabilir. Hâlbuki blog mantığında hiç bir yazı silinmez, istenildiğinde arşivden ulaşılabilir.

9. Web sitelerindeki içeriğin kimin tarafından oluşturulduğu her zaman açık değildir. Hâlbuki bloglarda içeriği oluşturan kişi açıkça ortadadır. Siz bir pazarlama uzmanı, şirket yetkilisi veya bir webmaster ile değil bir insanla muhatap olduğunuzu bilirsiniz.

10. Sonuç olarak web siteleri ile bloglar arasındaki farkı gazete ve köşe yazarı arasındaki farka benzetebiliriz. Gazete haber verir, bilgilendirir. Köşe yazarı ise yorumlar, olayların farklı yönlerini gösterir, uyandırır!

Sonuç:Yaşasın Bloglar :D

Yeni Pagerank Güncellemesi 07.2008

Tem 18
2008

Pagerank lar yavaş yavaş güncellenmeye başladı Tüm siteler bitmemiş olsada büyük oranla Pr güncellemesinin yapıldığı görülüyor.Tabiki Gayet genç bir site olarak bu pr güncellemesinden nasibimiz alamadık Ama diğer sitelerimiz pr 1 olmuş.Diğer bir sitemizde pr2 den 0 a düşmüş üzüldük tabi ama bu beklenen bişeydi neyse öbür güncellemede Teknoalem.org un iyi yerlere geleceğine inanıyorum. Pagerank güncellemelerini öğrenmek için www.adwordsreklamlari.net

adresine uğrayın bidahaki güncellemede görüşmek üzere :)

Bilgisayar Güvenliği Nasıl Sağlanır ?

Tem 17
2008

Hayatımızda her alanda kullanabildiğimiz bilgisayarların güvenliğini sağlamak bizim önce yapmamız gereken görevlerimizden bir tanesi olmalıdır. En Önemlisi bilgisayarlarından İnteraktif bankacılıkla uğraşan kişiler , bilgisayar güvenliğini %100 e yakın bir oranla sağlamak zorundalar.Aksi Ttaktirde haberlerde gördüğümüz yakalanan kredi kartı dolandırıcılarıyla karşılaşacaklardır.

Güvenliğinizi sağlamak için internetteki yemleri farkedin öğrenin araştırın.Bedava kontör,bedava lig tv gibi spam sitelere inanmayınız.Unutmayın ki sanal ortamda kimse kimseye karşılıksız iş yapmaz(Bloglar hariç çünkü kişisellerdir).Eğer msn kullanıyorsanız kişi listeniz tanımadığınız kişileri kabul etmekten kaçının.Msn de tanımadığınız kişilerle dosya alış-verişi yapmayın,kamera açmayın.Hatta tanıdıklarınızdan da karşınızdakini garantiledikten sonra dosya alışverişi yapın. Eğer tanımadığınız kişilerden e-mail geldiyse ve e-mail gönderen adresin uzantısı ücretsiz .hotmail.com , .windowslive.com gibi uzantılar ise maili açmadan silin.

Bilgisayarların güvenliğinin diğer bir önemli noktası ise Modemlerdir. Modeminizi güncel olarak kontrol edin. Paylaşıma açık olup olmadığını,hangi portların açık olduğunu izleyin gerekli işlemlerde bulunun.

Bilgisayarınızın güvenliğini sağlamak için bir önemli husus ise kullandığınız Antivirüs tür. Antivirusu sürekli güncel tutun.Eğer interaktif bankacılık ile uğraşıyorsanız,kullandığınız Anti virüsün mutlaka FireWall koruması olmalı.İnternetten indirdiğiniz tüm dosyaları Anti virüsünüze taratmadan kesinlikle açmayın.Resim dosyasında virüs,html dosyada trojen benzeri şifre çalıcı dosyalar olmaz yanılgısına kesinlikle düşmeyin.

Lime wire ,kazaa tarzı programları mümkünse kullanmayın.Bu tarz programlar kullandığınız harddiski paylaşıma açık hale getirir. Ayrıca bu tür programlardan trojan indirme ihtimainizde yüksek.

İnternet kullanıcısı iseniz tehlikenin büyük kısmı web sitelerinden oluşur. Teknik açıdan baktığımızda web sitelerin bilgisayarınıza zarar vermemesi için şunlara dikkat ediniz.

  • Resmi site haricinde Sizden şifre isteyen ( Fake ) sitelerden uzak durun.
  • bedavakontor,bedavakızmsn,parakazan,okeyindir,tavlaindir gibi anlamı olmayan ve özellikle uzantısı .info olan domainlerden uzak durun.
  • İnternet kafelerde şifrelerinizi girmeyin.Girmek zorunda iseniz Ekran Klavyesi ile Giriş yapın.
  • Deep Freeze Kullanın.
  • Eğer film,mp3,oyun indirmek istiyorsanız google’a oyun download,film download gibi kelimeler yazmak yerine arkadaşlarınızdan ya da çeşitli forumlardan güvenilir site adresi öğrenin.
  • Ücretsiz Tavla indir,ücretsiz okey indir gibi bilgisayarınıza dosya download etmenizi isteyen sitelerden uzaklaşın.
  • Güvenmediğiniz,ilk defa girdiğiniz bir siteden .exe uzantılı dosya indirmeyin.
  • Bir Program Film indirmeden önce yorumları dikkatlice okuyun.

Bu şartları sağladığınızda bilgisayarınızı bir kullanıcı olarak ortalama değerde güvenli hale getirmiş olacaksınız ama şunu unutmayın ki internet korsanları her yeni gün bir şeyler keşfetmekteler.

Ayrıca Bilgisayarınızdaki En büyük güvenlik açığı Sizsiniz.

Sandbox Tehlikesi

Tem 15
2008

Bugünlerde sandboxdan korkmaya başladım. Nedense korkusu üzerimde. Hit gelmez, birşey gelmez nolcak ozaman. Asıl sandbox çalıntı yapan bloglara yapılmalı kanımca. Sandbox’un doğruluğu kanıtlanmamış ama çok konuşuluyor bu konu hakkında :D Herkesin dilinde sandboxa düştüm,düşüyorum tutun beni :) Ne yalan söyleyelim bizde düşmekten korkuyoruz.

Peki Sandbox nedir ?

Google Sandbox Google tarafından yeni web sitelerine uygulandığı düşünülen bir çeşit filtreleme sistemidir. Bu filtrelemenin bir sonucu olarak söz konusu site, içeriğindeki en önemli anahtar kelimeler için yapılan aramalarda dahi, sonuçlarda gerilerde kalır. Bir site çok iyi bir içeriğe, iyi bir PageRank’a ve siteye diğer sitelerden yönlendirilmiş birçok bağlantıya sahip olsa bile Sandbox da kalabilir.

Google, site içeriklerinin ve arama sonuçlarının değerlendirilmesi için kullandığı algoritmalar hakkında detaylı bilgi vermediği için Sandbox denen şeyin nasıl çalıştığı (ya da gerçekte var olup olmadığı) hakkında da resmi bir bilgi yok. Ama sistemin yeni web siteleri için bir deneme süresi gibi çalıştığı düşünülmektedir. Bunun amacı spam oluşturarak üst sıralara tırmanmaya çalışan sitelere engel olmak ve sonuçların tutarlılığını korumaktır. Tahmin edersiniz ki eğer siteniz Google tarafından yasaklanmışsa içeriğini yeni bir alan adına kaydırmanız çok da uzun sürmez. Aynı gün içinde alınmış bir alan adı altında birden bire oluşturulmuş yüzlerce sayfalık içerik ve para karşılığı kolaylıkla elde edilebilen yönlendirilirmiş bağlantılar da dolaysı ile Google tarafından güvenilir olarak kabul edilmemektedir.

Google tarafından arama sonuçları değerlendirilirken önemli kriterlerden birisinin de içeriğin web üzerindeki yaşı olduğu düşünülünce bu tür bir filtreleme yapıyor olmaları şaşırtıcı değildir. Sandboxda kalma süresinin 3 ay ile 6 ay arasında değiştiğisöylentiler arasında

İyice Korkmaya başladım vallaha

Zulmü Alkışlayamam Mehmet Akif Ersoy

Tem 01
2008

Evet Muhterem Sayın Mehmet Akif Ersoy’un En beğendiğim Şiirlerinden Zulmü Alkışlayamam Bu şiiri Okuduktan sonra Anlatamayacağım Hislere kapılabiliyorum.Hele Okulda Dinlediğim ilk günde baya etkilenmiştim.Sizin de okumanızı Tavsiye ederim.

Zulmü Alkışlayamam
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdadıma saldırdımı,hatta boğarım!…
-Boğamazsın ki!
-Hiçolmazsa yanımdan kovarım.
Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
Kanayan bir yara gördümmü yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırmada geç git, diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu..
Mehmet Akif Ersoy

Patates Tüfeği

Tem 01
2008

Tehlikeli ve zevkli birşey olan patates tüfeği Gazın ve kıvılcımın birleşmesiyle patatesi çok güçlü birlikte fırlatabilen bir eğlence aracı tabi bazen sizide fırlatabilir.

Patates tüfeği 300 metre uzaklığa bi patatesi fırlatıcak güçte, yapımı ucuz bir tüfektir. Herşey dahil yapıcağınız masraf 20 ytl yi geçmez. Üstelik farklı fikirlerle üzerinde oynama yapabilip, farklı ürünlerde ortaya çıkartabilirsiniz. Patates yerine namluya sığacak herhangi bişey de kullanabilirsiniz.Örnegin: Portakal ama Domates Gibi yumuşak şeyler koyarsanız daha fırlamadan içinde parçalanır. Ayrıca Bu Tüfeğin Riski çok Büyük benim gibi gömleğiniz yanabilir veya bazı arkadaşlarım gibi saçınız veya kolunuz :) Tabi sonradan profesyonel olsakda accemiliğimizde başımıza gelmiş olan şeylerdir. ilk yaptığımızda 3 metre gidiyordu :)
Daha sonra bazı olayları çözdük kaç tane deodorant bitirdik.Sizde Böyle bişeyler yapabilirsiniz zevkli oluyor ama kendinize dikkat edin ve dışarıdaki meraklı arkadaşlardan uzak tutun :)
İşte hazırsanız ve paranızı toplayabildiyseniz malzemeleri söylüyorum.

1 adet - 1 metre 50lik boru
1 adet - 50lik kapak
1 adet - 50 lik dirsek
1 adet - 100lük kapak
1 adet - 100 lükten 50lik çatal çıkan boru
1 adet - 100lük manşon
1 adet - 100->500 redüksiyon
1 adet - tangit yapıştırıcısı
1 adet - siyah manyetolu çakmak (ocak çakmağı kullanın daıtır ortalığı )
50 cm yalıtımlı kablo

Araçlar

Tornavida
Sıcak silikon tabancası

Cephane
ucuz deodorant
bol bol patates :)