KaraKutunun Tarihi ve Kullanım Alanları

Eyl 21
2008

Kaza Haberlerinde sıkça duyduğumuz karakutu Uçak denizin dibine girsede paramparça olsada aranır. Çoğunlukla korkunç kaza enkazı arasından sağlam olarak bulunan bu kutular sayesinde kazanın nedenlerine ulaşılır. Karakutu bu kadar sağlam malzemeden yapılıyorsa neden uçağın tümünde aynı malzeme kullanılmıyor?

Bunun nedeni Açık ve net , uçakların rahatça havada kalabilmeleri, uzun mesafelere az yakıtla ulaşabilmeleri, mümkün olduğunca hafif malzemeden yapılmış olmalarına bağlıdır. Bu malzemeler çoğunlukla alüminyum ve plastiktir.

Kokpitteki sesleri ve uçuş bilgilerini kaydeden her iki kutu da paslanmaz çelikten yapılır. En ve boyları yaklaşık 25′er santimetre, derinlikleri 12-13 santimetredir. Kutuların et kalınlıkları ise 6-7 milimetre kadardır. Kutular ayrıca ısıya ve yangına karşı tedbir olmak üzere plastikle çevrili sıvı köpük ile de donatılmışlardır.

Kutular o kadar sağlamdırlar ki, denize düşmüş bir uçağın kutuları 7 sene sonra çıkarılabilmiş ama buna rağmen kayıtlar sağlıklı olarak dinlenebilmiştir. Başlangıçta kutular kanatların birleşme noktasına yakın bir yere konuluyorlardı. Bu bölge uçağın en ağır kısmı olduğundan düşüş anında bu ağır parçalar kutuların üzerlerine düşerek zarar verebiliyorlardı. Sonraları kutular uçağın kuyruk kısmına konulmaya başlanıldı. Tabii bu, uçağın kuyruk kısmındaki koltuklar insanlar için daha emniyetlidir anlamına gelmez, ancak bu yer karakutuların uçağın enkazından en uzağa düşmesini sağlamaktadır.

Uçak kazalarının nedenleri değişiktir. Havada bir şekilde infilak ederek düşen uçaklarda yolcuların kurtulma olasılığı yoktur. Bu nedenle de uçağın yapıldığı malzeme bu açıdan önemli değildir. Uçak yere bir bütün halinde çarpsa da düşen bir asansörde olduğu gibi yolcular çarpmanın şiddetinden hayatlarını kaybederler.

Uçağın içine sıvı köpük doldurmak elektronik aletleri koruyabilir ama insanların sadece ölüm nedenlerini değiştirir. Uçağın malzemesini karakutu malzemesinden yapmak, parçalanma ve yangından zarar görme tehlikelerini önler ama ne yazık ki bu malzemeden yapılmış bir uçak da uçamaz.

Karakutuların renkleri kara değil turuncudur. Bu rengin tercih edilmesinin sebebi enkaz arasından daha rahat fark edilmeleri içindir.

Uçan Araba Sonunda Gerçek Oldu.

Ağu 30
2008

Çizgi Filmlerin bile konusu olan herkesin birgun mutlaka olacak dediği uçan arabalar sonunda görücüye çıktı. Uçan Arabalar la uçakların arasındaki farkı ben henüz anlayamamış olsamda bu haberi yayınlıyorum.

TERRAFUGIA tarafından tasarlanan Transition’un yolda giderken kanatlarının açılıp uçağa dönüşmesi 15 saniye sürüyor. 2 kişilik yolcu kapasitesine sahip olan araç bir depo benzinle 290 km. gidiyor. Tabi kullanıcıların araca 194 bin dolar ödemesi ve pilot sertifikasına sahip olmaları gerekiyor. Bir uçakla aynı kalkış ve iniş sistemine sahip olan Transition’ları kullanmak için en yakın havaalanına gitmeniz gerekiyor. Mesela İstanbul’dan Ankara’ya gidecekseniz önce uçan-otomobilinizle E5′ten havaalanına gitmeniz sonra oradan kalkış yapmanız gerekiyor. Ankara Esenboğa’ya inince de şehir trafiğine kanatlarınızı katlayıp devam edebiliyorsunuz.

İlk Türk Helikopteri 2010 da Bitirelecek

Ağu 24
2008

Tai Türkiye’nin Uçak fabrikası yine yüzleri güldürdü.Türk Helikopterinin Çıkış Tarihi belli oldu 2010 da havalanacak olan helikopterimizin Özellikleri :

Helikopterler, 2 ton ağırlığında, 6-8 kişilik kapasiteye sahip bulunacak.

TAI’nin, hafif ticari helikopter geliştirme projesinde geri sayım başladı. Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen bu öncü projede TAI prototip üretiminin tamamlanmasıyla yer ve uçuş test çalışmalarına 2010 yılında başlamayı planlıyor. Havacılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Projesi çerçevesinde, öncelikle TAI, daha sonra ise diğer savunma sanayii şirketlerinin bugüne kadar elde ettiği kazanımlar, helikopter üretim projesine aktarılacak. Yerli ve uluslararası havacılık sektörüyle yapılacak işbirliği çerçevesinde üretimi planlanan hafif ticari helikopterler, 2 ton ağırlığında, 6-8 kişilik kapasiteye sahip bulunacak. TAI tesislerinde gövde ve aksam üretim çalışmalarına devam edilen ticari helikopterlerin, öncelikli olarak elektronik-aviyonik (uçuş bilgisayarı ve benzeri donanım) sistemleri, altyapısı, helikopter motoru, helikopter kuyruk plakaları, yakıt tankı ve aksamı imalatları gerçekleştirilecek.

Dünyanın En Küçük Savaş Uçağı

Ağu 24
2008

Savaş Uçaklarının Küçük ve hızlı olması herzaman Bir üstünlüktür.Bunun nedeni hedefi daha hızlı ve güvenli olarak bırakmasıdır.Ayrıca Küçük uçaklar daha az yakıt harcayarak ülkeye fazla yük olmaz. Gelelim Küçük Savaş Uçağımızın Özelliklerine :

Dünyanın en küçük savaş uçağı McDonnell Goblin büyük bomba taşıyan büyük uçakalrı korumak amacıyla tek kişilik olarak tasarlandı. 1947 Martında iki tane prototip geliştirilmesi için sipariş verildi. Bu uçklar B-36 uçaklarının altındaki bomba taşıma düzeneklerine göre boyutlandırılmıştı. B-36 bu uçaklardan 3 tane taşıyabiliyordu. Bu uçakların iniş takımların mevcut değildi. Ana uçağa geri dönecek şekilde tasarlanmıştı.

Türkiye’nin Elindeki Füzeler ve Nükleer Gücü

Tem 28
2008

İran’ın Dörtte Biri Füzemiz var.

Adının açıklanmasını istemeyen bir yetkili Türkiye’nin elinde karadan karaya atılabilen toplam 1500 civarında füze olduğunu belirtiyor. Bu füzelerin menzili genel olarak 100 ile 200 kilometre arasında değişiyor. Ancak sadece İran’ın elindeki karadan karaya atılan füze sayısının altı bin olduğu ve kimi füzelerinin menzilinin 2000 bin kilometreye ulaştığı düşünülürse Türkiye’nin füze üretimi konusunda daha kat edeceği yol var. Fakat gene de Türkiye’nin füze teknolojisinde ilerlemeye başlamasının gelecek açısından önemli olduğu kaydediliyor.
Türkiye’nin Elindeki Füzeler

Yıldırım: Çin teknolojisi kullanılarak üretilen Yıldırım füzelerinin menzili 250 kilometreye ulaşabiliyor. 2002’de gizlilik içinde üretimine başlanan Yıldırım füzeleri bir iki yıldan beri kamuoyu önüne çıkarılıyor.

Jaguar: Gene Çin teknolojisiyle üretilen bu füzelerin menzili 150 kilometre civarında.

Toros füzeleri: 1999 yılında TSK envanterine giren daha çok çok namlulu roketatarları andıran Torosların menzili 100 kilometreye kadar çıkabiliyor.

ATACMS: ABD’den satın alma yoluyla envantere giren füzelerin menzili 165 kilometreyi buluyor.

KASIRGA: Dört lançerli çok namlulu roketatardan oluşuyor. 150 kilogram ağırlığında savaş başlığı ile 100 kilometre ötedeki hedefi vurabiliyor

Gereksiz tartışmalardan dolayı bu konu yoruma kapatılmıştır.Burası teknoloji ve tasarım blogudur yorumlarınız teknoloji sitesine yakışır şekilde olmalıdır…

İlk Helikopterin icadı

Tem 28
2008

Günümüzde birçok alanda kullanılan ( sağlık,sulama,ilaçlama,yangın,turizm ) helikopterlerin nasıl icat edildiğini biliyormusunuz ?

Dikey uçuşla insanı yerden havalandırabilen ilk helikopterin planlarını, 6 Ocak 1905′te E.R. Mumford çizdi. Üretimi de, İskoçyalı gemi yapımcılarından William Deny and Brothers tarafından gerçekleştirildi. 67.5 santimetre çapında 6 pervanesi olan helikopterin üzerinde önce 25 beygir gücünde bir Buchet motoru vardı. 1909 yılında, bu motor çıkarıldı ve yerine yine 25 beygir gücünde N.E.C. marka bir başka motor takıldı. Bu motor da, 1911 yılında 40 beygir gücünde bir N.E.C. ile değiştirildi. İlk yapıldığında, kabin inşaatında bambu ağacı kullanılmıştı. Bu gövdenin fırtınalı havalarda su geçirdiği görülünce metal ile değiştirildi. 1912 yılında yapılan denemelerde, yerden üç metre kadar havalananbu helikopterin ilk hareketi için birkaç kişilik insan gücüne gereksinim vardı. Kendiliğinden uçabilen ilk helikopter ise Fransız Paul Cornu tarafından yapıldı. İki pervaneli bu araç, 13 Kasım 1907 günü Lisieux’da yapılan ilk deneme uçuşunda, 180 santimlik yükseklikte 20 saniye uçmayı başardı. Üzerinde 24 beygir gücünde Antoninette marka bir motor vardı.

Plastik Uçaklar Geliyor

Tem 26
2008

Gelecekteki Tüm uçakların Plastikten yapılacağı söyleniyor. Yükselen Petrol fiyatları en önemli nedenler arasında.Uçaklar Plastikten yapıldığında Daha az benzinle daha uzun mesafelere gidebilecekler.

Dünyanın en büyük uçak üreticilerinden Amerikan Boeing firmasının müdürü gelecekte tüm uçakların plastikten yapılacağını söylüyor.

Boeing Yönetim Kurulu Başkanı, Genel Müdürü ve Ticari Uçaklar Grubu Başkanı Alan Mulally, Boeing’in en popüler yolcu uçağı olan 737′leri ilk fırsatta plastik alaşımlarına çevireceklerini belirtti.

Alan Mulally’ye göre metalin gözden düşmesinin nedeni, ‘paslanma riski.’

Metal olmayan birkaç farklı maddenin birleştirilmesiyle elde edilen alaşımlar böyle bir risk taşımıyor.

Ayrıca daha hafif oldukları için uçakların daha az yakıtla, daha uzağa gidebilecekleri hesaplanıyor.

Boeing, gelecek yıl piyasaya süreceği yeni modeli 787 Dreamliner’ı, karbon fiber destekli plastik alaşımlarla imal ediyor.

Alan Mulally, 737 filosunun yenilenme zamanı geldiğinde onlarda da benzer bir teknolojinin kulllanılacağını söyledi.

Mulally, İngiltere’deki bir fuar öncesinde yaptığı konuşmada “737′lerin yaklaşık yarısının plastik alaşımlardan oluşmasını hedefliyoruz” dedi:

“Bu hem imalat, hem de bakım masraflarımızı azaltacak bir adım.”

Boeing müdürü, yeni 737′ler için gereken teknolojinin henüz hazır olmadığını, bunun için daha bir 10 yıl gerektiğini sözlerine ekledi.

Ancak havacılık endüstrisinin Amerika’daki 11 Eylül 2001 saldırıları sonrasında yaşadığı şoku atlatmış olduğuna dikkat çekerek, yeni uçaklar için gereken kaynak ve talebin artık varolduğunu kaydetti.

Marsta Su Bulundu

Tem 26
2008

Nasa sonuna Marsta Su bulmayı başardı. Demek oluyorki Su varsa Hayat vardır. Bu haber çok konuşulacağa benziyor.Üzerinde bolca yorum yapmak mümkün en doğru bilgileri zamanla duyacağız.

NASA’nın Mars’ta araştırmalarını sürdüren uzay aracı Phoenix, kızıl gezegende suyun mevcut olduğunu doğruladı.

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA’dan yapılan açıklamada, Arizona Üniversitesi’nden bilim adamı William Boynton, Mars’ta su olduğunu söyledi. Boynton, daha önce de Mars Odyssey aracıyla elde edilen gözlemlerin ve geçen ay Phoenix tarafından gözlenen kaybolan kütlelerin buz olduğuna ilişkin kanıtlar verdiğini belirterek, “Ancak ilk kez Mars’ın suyuna dokunup tattık” ifadesiyle de elde edilen bulguların önemine vurgu yaptı.

Bilimadamları, kimyasal testlerin Mars’ın kuzey kutbu yakınında buzun mevcut olduğunu doğruladı. Şimdiye kadar Mars’ta buz olduğuna ilişkin iddialar ikincil derecedendi.

SU, BUHAR ÇIKIŞIYLA TESPİT EDİLDİ
Mars’ta su bulunduğunu doğrulayan uzay aracı Phoenix, topraktan aldığı numuneyi ısıtarak buhar elde etti.

ABD Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) internet sitesinde yer alan açıklamasında, topraktan alınan numunenin, yaklaşık 5 santimetre derinlikteki bir çukurdan alındığı belirtildi.

Phoenix’in robot kolunun aldığı toprak örneği bir haznenin içine konuldu, numunenin bu haznede ısıtılmasıyla buhar çıkışı tespit edildi. Böylece, suya ilişkin kanıt elde edilmiş oldu.

25 Mayıs’ta Mars’a gönderilen Phoenix uzay aracı, gezegende su olup olmadığını saptayacak çalışmalar yürütüyor, numune topluyor, gezegenden aldığı görüntü ve verileri dünyaya gönderiyor.

NASA, Phoenix’in Mars’taki görev süresini 2 ay daha uzattı.

Türkiyedeki Uçak Fabrikası TAI

Tem 25
2008

Herkes merak eder Türkiyede uçak üretiliyor mu yoksa sadece Modernizasyonu mu yapılıyor. Tabiki Türkiye’nin de Göklerdeki Gururu Tai.Yaptığı F16 larla adından çok söz ettirmiş , kendilerine ait projeleri bulunan , Amerikan Türk işbirliği ile kurulmuş bir şirket. Teknik bilgilerle bir çok yönden üstün olan Mühendis ve Teknisyenlere sahiptirler.Uygun ortam koşulları ,Tai lojmanları ve en önemlisi Türkiyenin Uçak Fabrikası olması onları buraya getiren en önemli etkendir.

Web Sitesi : www.tai.com.tr

İş Başvurusu : https://www.tai.com.tr/TIBS/

adresinde ”Kayıt olmak istiyorum” seçeneğine tıklayarak yapılabilir. ( Adresi kopyalayıp tarayıcınıza yapıştırınız. )

Şirketin Akıncı-Ankara’da bulunan yüksek teknoloji ürünü makine ve teçhizatla donatılmış modern uçak üretim tesisi, parça imalatından uçak montajı, uçuş testleri ve teslimine kadar son derece geniş üretim kabiliyetlerine sahiptir.

Faaliyet Alanları:

  • Sabit ve Döner Kanatlı Hava Platformları
  • İnsansız Hava Araçları
  • Uydu

Tasarım, Modernizasyon, Üretim ve Destektir.

Şirket Profili

Türkiye’de insanlı ve insansız hava platformlarının tasarımı, geliştirilmesi, modernizasyonu, imalatı, entegrasyonu ve satış sonrası hizmetleri alanlarında teknoloji merkezi konumunda olan TUSAŞ, 15 Mayıs 1984 tarihinde kurulmuştur. TUSAŞ’ın başlıca hissedarları Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (%54.49), Savunma Sanayii Müsteşarlığı (%45.44), Türk Hava Kurumu’dur (%0.06).

TUSAŞ tesisleri 186,000 metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 5,000,000 metrekarelik bir alan üzerine kurulmuştur. Şirketin Akıncı-Ankara’da bulunan yüksek teknoloji ürünü makine ve teçhizatla donatılmış modern uçak üretim tesisi, parça imalatından uçak montajı, uçuş testleri ve teslimine kadar son derece geniş üretim kabiliyetlerine sahiptir. TUSAŞ kalite sistemi dünyaca kabul görmüş NATO AQAP-2110, ISO-9001:2000 ve AS EN 9100 standartlarını karşılamaktadır. TUSAŞ’ta 1000’i mühendis olmak üzere toplam 2800 kaliteli ve deneyimli personel çalışmaktadır.

Türk İnsansız Hava Aracı (TİHA) ile Türk Silahlı Kuvvetleri Taarruz/Taktik Keşif Helikopteri (ATAK) Programları’nda ana yüklenici olan TUSAŞ, halihazırda Orta İrtifa Uzun Havada Kalışlı (MALE) İHA ve Başlangıç ve Temel Eğitim Uçağı (HÜRKUŞ) tasarım ve geliştirme projeleri üzerinde çalışmaktadır. Türkiye’nin havacılık ve uzay merkezi TUSAŞ, geliştirdiği özgün ürünler ile (MARTI, KEKLİK, TURNA/S, TURNA/G, GÖZCÜ, PELİKAN ve BAYKUŞ) İnsansız Hava Aracı teknolojileri ve alt sistemlerin platforma entegrasyonu konularında deneyim kazanmıştır.

TUSAŞ’ın mevcut deneyimi F-16 Savaşan Şahinler, CN-235 hafif nakliye/deniz karakol/gözetleme uçakları, SF-260D eğitim uçakları, Cougar AS-532 arama kurtarma (SAR), silahlı arama kurtarma (CSAR) ve genel maksat helikopterlerinin ortak üretiminin yanı sıra kendi tasarımı olan insansız hava aracı, hedef uçağı ve zirai ilaçlama uçağı gibi ürün geliştirme programlarını kapsamaktadır.

TUSAŞ’ın ana faaliyetleri arasında Türkiye ve bölgedeki diğer ülkelerin envanterinde bulunan sabit ve döner kanatlı askeri ve ticari hava platformlarının Modernizasyon, modifikasyon ve sistem entegrasyonu programları ile satış sonrası hizmetleri de bulunmaktadır. TUSAŞ, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın (Hv.K.K.) envanterinde bulunan C-130 nakliye uçakları ile T-38 eğitim uçaklarının aviyonik modernizasyon programlarının ana yüklenicisidir. Black Hawk Helikopteri’nin Özel Kuvvetler için modifikasyonu, Hv.K.K. F-16’larının elektronik harp ve yapısal tadilatları, Ürdün Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın (RJAF) envanterinde bulunan F-16’ların yapısal ve aviyonik modifikasyonları, S-2E uçaklarının Yangın Söndürme Uçağı’na modifikasyonu, Cougar AS-532 helikopterlerinin modifikasyon ve modernizasyonu, S-70 helikopterlerinin dijital kokpit modifikasyonu, CN-235 platformlarının Dz.K.K. ve S.G.K.’nın Deniz Karakol/Gözetleme görevleri için modifikasyonu, ATR-72 platformlarının yine Dz.K.K.lığı için modifikasyonu ile B737/800 uçaklarının Havadan Erken İhbar ve Kontrol Uçağı’na (HİK) dönüştürülmesindeki tüm yapısal tadilatlar ile sistem entegrasyon faaliyetleri bulunmaktadır.

Sabit ve döner kanatlı askeri/ticari uçak ve uçak parçası üretimindeki kanıtlanmış deneyimi ile TUSAŞ; AgustaWestland, Airbus, Boeing, CASA, Eurocopter, Lockheed Martin, Northrop Grumman, MDHI, Sikorsky ve diğer şirketler nezdinde ayrıcalıklı bir konumdadır.

TUSAŞ, Türk Silahlı Kuvvetleri Bakım Merkezleri’nin imkan ve kabiliyetlerini kullanarak müşterilerine bakım, onarım ve revizyon hizmetleri de vermektedir.

Türk “Özgün Uydu Geliştirme Projesi”ne aktif olarak katılmakta olan TUSAŞ, Uluslararası Uydu Tedarik Projeleri’nde yerli ana alt yüklenici firma olacaktır. Bu doğrultuda, Şirket bünyesinde 2008 yılında yeni bir Uydu Montaj ve Entegrasyon Test Tesisi inşa edilecektir.

TUSAŞ, Müşterek Taarruz Uçağı (JSF) ve A400M Nakliye Uçağı gibi küresel ölçekli uluslararası tasarım ve geliştirme projelerine katılmaktadır. Milli Sanayi Kuruluşu olarak Airbus Military S.L.’e ortak olan TUSAŞ, Airbus (Fransa, Almanya, İspanya ve İngiltere), EADS (İspanya) ve FLABEL (Belçika) havacılık firmaları ile birlikte A400M uçağının tasarım ve geliştirme faaliyetlerine katılmaktadır. JSF projesinde de Northrop Grumman ile imzalanan sözleşme kapsamında, JSF (F-35) uçağının orta gövde bölümü ABD dışında tek kaynak olarak TUSAŞ tesislerinde üretilecektir.

Dünyadaki son teknolojik gelişmeleri yakından izleyerek havacılık alanında öncü kuruluşlar arasında yer almaya kararlı olan TUSAŞ, ülkemize 21. yüzyılda yeni ufuklar açmayı hedeflemektedir.

Şirket, Türk Savunma Sanayisinin kurucu ve geliştirici lokomotifi olan Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın bir kuruluşudur.

Havacılıkta Sorunlar ve Ölümler

Tem 24
2008

Uçak kazaları sık duymadığımız birşey olsada kendinden fazla söz ettiren olaylardır.Teknolojide bir umuramazlık canınıza mal olabilir. Uçaklarda teknolojinin bir ürünü olduğu için ölüm kaçınılmazdır.
En Son Adından söz ettiren Atlas Jet uçağının Birçok Bilim insanına mezar olmasıydı.
45 bin üyeli Uluslararası Uçak Mühendisleri Birliği’nin mühendislerine sorduğu sorulardan, pilotların bazı teknik sorunları şirketlerine bildirmekte geç kaldıkları anlaşıldı.
3 yıl önce Kıbrıs Kesimi’nden kalkan bir yolcu Yunanistan ’ın başkenti Atina yakınlarında düşmüş, uçaktaki 121 kişiden kurtulan olmamıştı. Uçak havalandıktan kısa süre sonra havalandırma sisteminde bir sorun yaşayan pilotların, bu durumu kuleye bildirmediği tespit edilmişti.
Bir süre sonra oksijensizlikten baygın düşen pilotlar kontrolü kaybedince uçak dağlık bir araziye çakıldı.

Uluslararası Uçak Mühendisleri Birliği’nin yaptığı araştırma, bu kazadakine benzer küçük görünen ama üzücü sonuçlar doğurabilen teknik hataların, pilotlar tarafından zamanında gerekli birimlere iletilmediğini gösterdi. Araştırmaya göre, pilotların yüzde 90’ı küçük teknik sorunları seferlerini tamamladıktan ya da günlük vardiyalarından sonra bildiriyor.

Bu durum, özellikle küçük bütçeli havayollarının da işine geliyor. Zira, şirketler bu sayede günün sonunda daha az masraf yaparak sorunları giderme fırsatı buluyor.

Ancak, bu gecikmeler tıpkı 2005’teki kazada olduğu gibi ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.